YUNUS EMRE'NİN WEB SİTESİ
Yunus Emre Yıldızer  
  Ana Sayfa
  İletişim
  Ziyaretşi defteri
  ÖZBEKİSTAN CUMHURİYETİ
  ÖZBEKİSTAN'IN TARİHİ
  ÖZBEKİSTAN'DA TARIM VE HAYVANCILIK
  ÖZBEKİSTAN'DA ULAŞTIRMA
  ÖZBEKİSTAN'DA EĞİTİM
  ÖZBEKİSTAN'DA SİYASİ PARTİLER
  GUR-I EMİR
  ULUĞ BEY
  ÖZBEK HANLIĞININ KURULUŞU
  COĞRAFİ VE DEMOGRAFİK YAPI
  EKONOMİ
  ÖZBEKİSTAN'DA RESMİ TATİLLER
  ORTA ASYA BİRLİĞİ
  ORTA ASYA'DA TARİH
  TANIMLAR
  ORTA ASYA'DA DİLLER
  COĞRAFYA
  ORTA ASYA'DA İKLİM
  ORTA ASYA'DA DİNLER
ÖZBEK HANLIĞININ KURULUŞU

Cengiz Han'ın torunlarından Batu Han tarafından kurulan Altun Orda Hanlığı'nın (1227-1502) başına 9. han olarak, 1313 tarihinde Özbek Han geçmişti. Özbek Han, ilk günlerden başlayarak kararlı ve sert bir siyaset gütmüş, Kutlug Timur Noyan'ın nasihatları sayesinde kısa bir zamanda birçok rakip ve düşmanlarından kurtulmuştu. Özbek Han Tuna taraflarında Nogay'ın şehadetinden sonra çoğalan Bizans ve Slavların nüfuzunu kırarak tekrar Müslüman Türklerin baskısını arttırmaya başladı. 1319 da Tuna'yı geçerek Edirne'ye kadar geldiler. Özbek Han'ın orduları 1314 de, Bulgar Kralı Sventoslav'ın ölümünden sonra, Kral George Terter'e Bizansa karşı yardım bahanesiyle Trakya'ya, 1330 da Terter'in Sırplarla olan savaşında ona yardımcı olmak gayesiyle Köstendil'e kadar ilerlemişti. Bu arada bazı hükümetlerle evlilik yoluyla da bağlar kurarak durumunu güçlendirmeye çalışmıştır. Mesela 1320 de kızı Tulun Bige'yi Kahire'ye zevce olarak göndermiş, bu arada Bizans'tan da kızlar almıştır.

Özbek Han 1335 yılında Azerbaycan seferine çıktı. Bu sırada Bağdat Hatun tarafından zehirlenen Abu Said ölmüş ve İlhanlı Moğol hakimiyeti de çökmeye yüz tutmuştu. 14. yüzyıl Acem tarihçisi ve coğrafyacısı Hamdullah Kazvini, Azerbaycan'a yapılan seferden söz ederken Özbek Han'ın askerlerine, Özbekler dendiğini kaydeder. İbn Batuta, Özbek Han'dan bahsederken; "geniş bir ülkesi, kuvvetli bir ordusu olan şanlı, şöhretli ve devletli bir sultan olup, Tanrı'nın düşmanlarından biri olan Bizans İmparatoru ile savaşa, cihad ve gaza etmeye vazifeli bulunmaktadır. Ülkesi gerçekten pek geniş ve büyük şehirlerle donanmıştır. Kefe, Kırım, Macar, Azak, Sogdak, Harezm ile taht kenti Saray bunların en meşhurları olarak sayılabilir" demektedir. Gerçekten Özbek Han, İdil (Volga) kıyısındaki Saray kentini çok geliştirmiş ve büyütmüştür. Bu şehre yeni camilerin yapılmasını sağlamıştır. Sadece İdil kıyısında değil, Kırım'da da yeni binalar yaptırmıştır. Onun zamanında bütün Deşt-i Kıpçak boylarında Türkçe konuşulduğu da bilinmektedir...

 

 
  ,  
Reklam  
   
Bugün 1 ziyaretçi (13 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=